2006 ve 2014 yıllarında Antarktika üzerinde balonlarla gerçekleştirilen NASA destekli deneyde iki tane sıra dışı, neredeyse imkansız olay gerçekleşti. Ama Paralel Evreni Keşfetmedi!

İlgili yıllarda Antarktika Ani Geçiş Anteni (The Antarctic Impulsive Transient Antenna – ANITA), Dünya’nın içinden geçip gittiği anlaşılan, nötrino adında oldukça yüksek enerjili temel parçacıklar algıladı.

O zamandan beri, bilim insanları bu garip olayı açıklamaya çalıyorlar ve farklı hipotezler öne sürüyorlar. Ancak bilim insanlarının bu hipotezlerinden birinde, evrenimizin ayna yansıması olan bir paralel evreni keşfettikleri sonucu çıkarıldı. Doğal olarak insanlar oldukça heyecanlandı ve “NASA paralel evreni keşfetti ama bizden saklıyor” haberleri sosyal medyada hızlı bir şekilde popüler hale geldi.

Sizin için ilk keşfin astrofizik açısından anlamını ve paralel evren fikrini inceleyeceğiz.

Bilim İnsanları Antarktika’da Ne Keşfetti?

ANITA kozmik ışınları algılamak üzere geliştirilen bilimsel bir anten. Dev balonlarla, Antarktika’nın 35 km yukarısında, nötrino olarak bilinen gizemli ‘görünmez’ parçacıkların kanıtını aramak için çok az parazitin olduğu soğuk havada uçurulmakta. Uzaydan gelen nötrinolar buza çarptıkça, buzdan seken yüksek enerjili kozmik radyo sinyalleri üretir.

Antarktika’daki bilim insanları kozmik ışınları keşfetmek için ANITA’yı kullanıyor. Görsel: NASA

Bununla birlikte ANITA, buzdan geliyor gibi görünmeyen şaşırtıcı iki parçacık olayını algıladı. Bu parçacıklara neden olan nötrinolar uzaydan gelmek yerine Dünya’dan geliyor gibi görünüyordu. Normalde, gelen radyo sinyalleri buzdan yansıyarak balona ulaşır, bunun yerine iki ayrı durumda, nötrinoların buzdan yansımadığı görüldü.

Penn State Üniversitesi’nde astrofizik profesörü olan Derek Fox, “Eğer bu parçacıklar gerçekten Dünya’dan gelmiş ve doğrudan tüm maddenin içinden geçmiş olsalar, bu imkansız olurdu” diyor. “Eğer bu parçacıklar gerçekse, o zaman Dünya’nın içinden doğrudan geçebilecek yeni bir parçacığa ihtiyacınız var.”

Mevcut hızlarında nötrinoların Dünya’nın tamamını herhangi bir parçacıkla etkileşime girmeden geçip gidebilmesi imkansız.

Keşfedilen Parçacıklar Neydi?

Bu parçacıkların varlığı imkansız gibi görülse de durum böyle olmayabilir. Bunun yerine, parçacık fiziğinin Standart Modelini, yani evrenin temel kuvvetlerini tanımlayan teoriyi kırmış olabilirler. Standart model model yaklaşık 50 yıldan uzun süredir var ve belki de güncelleme zamanı gelmiş denebilir.

Fox gibi astrofizikçiler, Dünya’yı delip geçen nötrinoyu açıklamak için farklı hipotezler geliştirdiler.

İki anomalide de tespit edilen nötrinolar, bilim insanlarının 1930’lardan beri peşinde olduğu karanlık madde parçacıkları olabilir.

Fox, “Bir gözlemci olarak benim bakış açımdan bu olay, bir karanlık madde bozunma senaryosu” diyor. Fox’a göre; ağır karanlık madde parçacıkları Dünya’nın çekirdeğinde birikebilir ve bozunduklarında, Dünya’dan patlıyor gibi görünen yüksek enerjili parçacıklar üreterek ANITA tarafından tespit edilen bu kozmik ışınları üretebilirler.

Paralel Evren Nereden Çıktı?

Alışılmadık keşfi kaynak gösteren basın, şekil değiştiren ve zamanda tersine giden parçacıkların olduğu bir paralel evrenin keşfini iddia ediyordu.

Medya, Hawaii Üniversitesi’nde fizik profesörü olan ve keşifle ilgili bir makale yayınlayan Peter Gorham’ın çalışmalarına atıfta bulunuyordu. Gorham bu çalışmasında, daha önce bilinmeyen ve diğer tüm parçacıklardan daha nüfuz edici yeni bir atom altı parçacık olduğunu öne sürüyordu.

Kozmik Mikrodalga Arka Fon Işınımı. Görsel: NASA

Fakat, bazı medya organlarında, bunların paralel bir evreni gösteren ‘şekil değiştiren’ parçacıklar olduğu iddia edildi.

Sonraları bir konuşmasında Gorham, “Bütün bu paralel evren konusunu biz icat etmedik ama bir şekilde üzerimize kaldı. Bir gazeteci konuyu yanlış anladı ve bize bağladı, ardından maalesef kartopu misali büyüdü. Aslında paralel evren fikrinin gelişimi ile hiçbir ilgimiz yoktu” şeklinde açıklamada bulundu.

“Gözlemlediğimiz anomalilerle ilgili, serbest tahmine karşı olmamakla birlikte, kendi görüşümüz, bu anomaliler fiziksel olarak açıklanması mümkün olan, yani egzotik bir şey olması daha az muhtemel olan olaylardır.”

Paralel Bir Evren Olabilir mi?

Son zamanlarda keşfedilmiş garip parçacıklar paralel evrenin bir delili olmasalar da, bir paralel evren ihtimali yine de var. Fox, “Ortada birçok teorik iddia var, insanlar evrenin çok farklı yollarla oluşabileceği hakkında kafa yoruyorlar” diyor.

Başlıca teori, bir çoklu evrenin varlığıdır. Bazıları, 13,8 milyar yıl önce Büyük Patlama büyük evrenimizi doğurduğunda, diğer evrenlerin oluşumuna da sebep olabileceğine inanıyor. Bu diğer evrenleri görmemiz mümkün değil çünkü tüm varlığımızla bir akvaryum misali bu evren içerisindeyiz.

NGC 6171 Küresel Kümesi. Görsel: Wikipedia

Paralel bir evren fikri, birden fazla evrende sonsuz sayıda tekrar eden parçacık konfigürasyonlarına dayanır.

Bu nedenle, kendimizin ayna görüntüsü olan sonsuz sayıda evren olabilir.

Oldukça çılgın bir düşünce!

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.