# Astronomlar Hiç Var Olmamış Bir Gezegeni Keşfettiler

- Bağlantı: https://www.uzaydanhaberler.com/2020/05/22/astronomlar-hic-var-olmamis-bir-gezegeni-kesfettiler/
- Yayımlanma: 2020-05-22T00:34:15+03:00
- Yazar: Alper Gökce

[[

Devlerin Savaşı: Bu sanatçı tasviri, 25 ışık yılı uzakta bulunan parlak yıldız Fomalhaut’un
çevresindeki 200 kilometre genişlikte iki adet buzlu ve tozlu cismin çarpışmasını
tasvir ediyor. Görsel: ESA, NASA ve M. Kornmesser

Astronomların, Güneş Sistemimizin ötesinde bir gezegen olduğunu düşündükleri şey,
şimdi gözlerden kaybolmuş gibi duruyor ve doğrudan görüntülemeyle keşfedilen ilk
ötegezegenlerden birisi olarak ilan edilen şeyin aslında hiç var olmadığını düşündürüyor.

Arizona Üniversitesi’nden iki astronom, Hubble Uzay Teleskobu’nun aslında, birbirine
çarpmış olan iki buzlu cisimden geriye kalan çok ince toz parçacıklarından oluşmuş,
genişleyen bir buluta baktığı sonucuna vardılar. Hubble, şüphelenilen bu çarpışmaya
tanık olmak için çok geç kaldı, ama sonrasını yakalamış olabilir. Kaybolan gezegen
en son, 25 ışık yılı uzakta, yıldız Fomalhaut’un çevresinde dönerken görüldü.

## Bu çarpışmalar fazlasıyla nadir

Arizona Üniversitesi’nin Steward Gözlemevi’nden bir astronom ve keşfin duyurulduğu
çalışmanın başyazarı olan Andras Gaspar, “Bu çarpışmalar fazlasıyla nadir ve bu 
yüzden bir tanesine şahit olmamız aslında epey önemli bir olay” diyor. “Hubble Uzay
Teleskobu’yla bu kadar beklenilmeyen bir olaya şahit olmak için doğru zamanda, doğru
yerde olduğumuza inanıyoruz.”

Yine Steward Gözlemevi’nden George Rieke ise, “Fomalhaut yıldız sistemi, ötegezegenlerin
ve yıldız sistemlerinin nasıl evrimleştiklerine dair fikirlerimiz için en iyi test
laboratuvarı” diye ekliyor ve devam ediyor: “Başka sistemlerde böyle çarpışmalara
dair kanıtlarımız var, ama kendi Güneş Sistemimizde bu büyüklükte bir tanesi hiç
gözlenmedi. Bu, gezegenlerin birbirlerini nasıl yok ettiklerinin ayrıntılı bir modeli.”

[https://www.uzaydanhaberler.com/wp-content/uploads/2020/05/WhatsApp-Video-2020-05-21-at-22.32.53.mp4](https://www.uzaydanhaberler.com/wp-content/uploads/2020/05/WhatsApp-Video-2020-05-21-at-22.32.53.mp4)

Bu video, Hubble Uzay Teleskobu gözlemlerini çalışan astronomların, başka bir yıldız
sistemindeki devasa bir gezegen çarpışmasının sonrasının ilk tespitine dair kanıt
olarak değerlendirdikleri şeyi simüle ediyor. Soldaki renklendirilmiş Hubble görüntüsü,
25 ışık yılı uzaktaki Fomalhaut yıldızını çevreleyen muazzam bir buzlu enkaz halkası.
Sağdaki canlandırılmış diyagram ise, uzun yıllara yayılmış bir periyoddaki Hubble
gözlemlerine dayanan, genişleyen ve sönükleşen bulutun simülasyonu. Görsel: NASA,
ESA, A. Gáspár ve G. Rieke (Arizona Üniversitesi)

Fomalhaut b adıyla anılan, şüphelenilen ötegezegen, 2004 ve 2006’dan verilere dayanarak
ilk olarak 2008’de duyurulmuştu. Hareket eden bir nokta olduğunu ortaya koyan uzun
yıllar süren Hubble gözlemlerinde açıkça görülebiliyordu. O zamana kadar, ötegezegenler
için kanıtlar çoğunlukla, belli belirsiz ileri geri yıldız yalpalamaları ve gezegenler
yıldızlarının önünden geçtiğinde oluşan gölgeler gibi dolaylı tespit yöntemlerinden
çıkarılıyordu.

## Hiç Var Olmayan Gezegen

Ama doğrudan görüntülenen diğer ötegezegenlerin aksine, Fomalhaut b’yle birlikte
muammalar da ortaya çıktı. Cisim, yıldızından Dünya’dan görülmesine yetecek ışık
yansıtamayacak kadar küçük olan bir ötegezegen için fazlaca sıra dışı şekilde, görünür
ışıkta çok parlaktı. Aynı zamanda, yine bir gezegenin, özellikle de Fomalhaut b 
gibi genç bir tanesinin,  kızılötesinde ışıldamaya yetecek kadar sıcak olması gerektiğinden
oldukça alışılmadık biçimde hiç tespit edilebilir kızılötesi ısı izine sahip değildi.
Astronomlar bu ilave parlaklığın, gezegeni çevreleyen, çarpışmayla alakalı olabilecek
dev bir kabuk ya da toz halkasından kaynaklandığı varsaydılar.

Gaspar “Fomalhaut üzerine var olan tüm Hubble arşiv verilerini analiz eden çalışmamız,
birlikte gezegen büyüklüğünde bir cismin aslında hiç var olmamış olabileceği bir
tablo çizen çok sayıda karakteristik ortaya çıkardı” diyor.

Ekip, tabuttaki son çivinin, 2014’te alınan Hubble görüntülerini analizlerinin, 
cismin ortadan kaybolduğunu gösterdiğinde çakıldığını vurguluyor. Aynı zamanda daha
eski görüntülerin, cismin zaman içinde devamlı sönükleştiğini göstermesinin de gizemi
arttırdığını belirtiyorlar.

[[

Bu diyagram, uzun yıllar boyunca alınan Hubble Uzay Teleskobu gözlemlerini çalışan
astronomların, başka bir yıldız sistemindeki devasa bir gezegen çarpışmasının sonrasının
ilk tespitine dair kanıt olarak değerlendirdikleri şeyi simüle ediyor. Soldaki renklendirilmiş
Hubble görüntüsü, 25 ışık yılı uzaktaki Fomalhaut yıldızını çevreleyen muazzam bir
buzlu enkaz halkası. Yıldız o kadar parlak ki, toz halkasının fotoğraflanabilmesi
için ışıltısını engelleyen siyah bir örtücü disk kullanıldı. Astronomlar 2008’de,
yıldızdan uzakta dönen bir gezegenin ilk doğrudan görüntüsü olduğunu düşündükleri
bir şey gördüler. Ama 2014’te, gezegen adayı Hubble’ın tespit yeteneğinin ötesinde
sönükleşti. Buna en iyi yorum, cismin hiç bir zaman tam oluşmuş bir gezegen olmadığı,
bunun yerine her biri yaklaşık 200 km genişlikte iki küçük cisim arasındaki çarpışmadan
gelen genişleyen bir toz bulutu olduğu. Sağdaki diyagram, genişleyen ve sönükleşen
bulutun simülasyonuna dayanıyor. Çok ince toz parçacıklarından meydana gelen bulutun
şu anda 320 milyon kilometreden daha geniş olduğu tahmin ediliyor. Buna benzer çarpışmaların,
Fomalhaut çevresinde her 200.000 yılda bir gerçekleştiği düşünülüyor. Yani Hubble
bu kısa süreli olayı yakalamak için doğru zamanda, doğru yere bakıyordu. Görsel:
NASA, ESA, A. Gáspár ve G. Rieke/Arizona Üniversitesi

Gaspar’a göre “Fomalhaut b açıkça, hakiki bir gezegenin yapması gereken şeyleri 
yapıyordu.”

Yorum, Fomalhaut b’nin uzaya doğru dağılan bir toz bulutu fırlatan çarpışmadan yavaşça
genişlediği şeklinde. Var olan tüm verileri hesaba katan Gaspar ve Rieke, çarpışmanın
2004’te alınan ilk gözlemlerden, çok da uzun olmayan bir süre önce gerçekleştiğini
düşünüyorlar. Şimdi, 1 mikron, ya da bir saç telinin yaklaşık 50’de 1’i kadar büyüklükteki
toz parçacıklarından oluşan enkaz bulutu, Hubble’ın tespit limitinin altında kalmış
durumda. Toz bulutunun artık, Dünya’nın Güneş etrafındaki yörüngesinden daha büyük
bir boyuta genişlediği tahmin ediliyor.

## Modeller Gözlemleri Doğruluyor

Ekibin bildirdiğine göre benzer şekilde kafa karıştırıcı bir şey de, cismin gezegenlerden
beklendiği şekilde eliptik bir yörünge üzerinde olmaktansa daha çok bir kaçış rotası
üzerinde olması. Bu, araştırmacıların eski verilerdeki güzergah planlarına sonraki
gözlemleri eklemesine dayanıyor.

Gaspar “merkezi yıldız Fomalhaut’tan hatırı sayılır miktarda ışınım gücü alan, yakın
zamanda oluşmuş dev bir toz bulutu, böyle bir rota üzerinde bulunurdu” diyor. “Modelimiz,
sistemin gözlenebilir tüm bağımsız parametrelerini; genişleme hızını, sönükleşmesini
ve yörüngesini doğal olarak açıklayabiliyor” diye de ekliyor.

Fomalhaut b şu anda, yıldız Fomalhaut’u çevreleyen engin bir buzlu enkaz halkasının
içinde olduğundan, çarpışan cisimler muhtemelen, Güneş Sistemimizin dış sınırlarındaki
Kuiper Kuşağı’nda bulunan kuyruklu yıldızlar gibi, buz ve toz karışımı olacaklardır.
Gaspar ve Rieke, kuyruklu yıldız benzeri bu cisimlerin her birinin, kabaca asteroid
Vesta’nın yarısı kadar, 200 kilometre genişlikte olduğunu tahmin ediyorlar

Yazarlar, modellerinin Fomalhaut b’nin gözlenen karakteristiklerinin tamamını açıkladığını
söylüyor. Tozun zamanla nasıl hareket ettiğinin Arizona Üniversitesi’ndeki bir bilgisayar
kümesinde yapılan sofistike modellemesi, böyle bir modelin nicel olarak tüm gözlemlere
uyabileceğini gösteriyor.

Diğer ekip üyeleriyle birlikte Gaspar ve Rieke de, bilimsel operasyonlarının ilk
yılında NASA’nın yakında fırlatılacak James Webb Uzay Teleskobu’yla Fomalhaut sistemini
gözleyecekler. Ekip, sistemin iç sıcak bölgelerini doğrudan görüntülüyor olacak 
ve ilk kez kendimizinki dışında bir yıldız sisteminde, Fomalhaut’un zor görülen 
asteroid kuşağının yapısı hakkında detaylı bilgiler elde edecekler. Ekip aynı zamanda
Fomalhaut’un çevresinde dönen, hala keşfedilmeyi bekliyor olabilecek gerçek gezegenleri
de araştıracak.
