# Gezegen Avı

- Bağlantı: https://www.uzaydanhaberler.com/2018/08/14/gezegen-avi/
- Yayımlanma: 2018-08-14T23:58:38+03:00
- Yazar: Didem Dilan İzci

Açık bir gece… Karanlık gökyüzünde parlayan milyarlarca yıldız… Muhtemelen atalarımızın
da hep merak ettiği soru; Gördüğümüz her bir yıldızın da tıpkı bizim yıldızımız 
Güneş’inki gibi gezegenleri var mı? Eğer varsa bunlarda hayat var mı?

[[

Görsel: NASA

Diğer yıldızların etrafında dolanan bu gezegenlere “ötegezegenler” denir. Jüpiter’den
daha büyük veya küçük, Dünya ya da Mars’a benzeyen büyük kayalık gezegenler gibi
çeşitli boyutlarda bulunabilirler. Metal kaynatmak için yeterince sıcak veya derin
dondurucuda saklamak için yeterince soğuk olabilirler. Yıldızlarının etrafında çok
sıkı bir yörüngede dolanıyor olabilirler mesela bir yıl sadece bir gün sürüyor olabilir.
Belkide birden fazla yıldızı olabilir. Bazı ötegezegenler ise kalıcı karanlıkta 
gökada boyunca dolaşan güneşssiz benekler olabilir. Kim bilir, sayısız ihtimaller
olabilir.

Yaşadığımız gökada Samanyolu, karanlık ve açık bir gecede, gökyüzüne baktığınızda
yıldızlardan oluşmuş muazzam bir yolu andıran yıldız geçidi. Belki içerisinde Güneş
de dahil yaklaşık 400 milyar yıldız içeriyor. Diyelim ki bu yıldızlardan her biri
bir gezegen değil de bizimkisi gibi bir sistem ise, sayılar gerçekten de astronomiktir.“
Hadi canım muazzam!” dediğinizi duyar gibiyim. Ama zaten olması muhtemel ötegezegen
sayısında trilyonlara doğru ilerliyoruz. İşte bu merak ile masa başında, teleskop
ve rasathanelerde çalışan birçok astronom ve bilim insanı bulabildikleri kadar gezegen
keşfetmeye çalıştılar ve başarılı oldular hatta olmaktalar. Bizim neslimiz artık
bunu kesin olarak bilen bir nesildir. Ama asıl merak edilen soru şu “Dünya gibi 
yaşam barındıran başka bir gezegen bulabilir miyiz?”
 Gelin ötegezegenler için bu
güne kadar yaptığımız çalışmalara bir kuş bakışı yapalım eğer, hazırsanız…

[[

Bu illüstrasyon TRAPPIST-1 sisteminde yeni keşfedilen gezegenlerden birinin, TRAPPIST-
1f’nin muhtemel yüzeyini gösteriyor. Spitzer Uzay Teleskobu’nu ve yer temelli teleskopları
kullanan astronomlar sistemde yedi adet Dünya boyutlu gezegen olduğunu keşfettiler.(
NASA/JPL-Caltech)

Yapılan ötegezegen çalışmaları içerisinde ilk olma özelliğini 1992 yılındaki keşif
taşımaktadır; Virgo takımyıldızı hizasında bulunan PSR B1 257+12 isimli pulsar etrafında
dolanan kayalık bir gezegen. Ölmüş bir yıldızın etrafında sürekli radyasyon ile 
bombalanan bir gezegen, muhtemel aradığımız yaşamı barındırması mümkün mü? Bizim
anladığımız veya Dünya benzeri yaşam arayışımızı desteklemediği su götürmez bir 
gerçektir. Bilim insanları bundan 1 yıl sonra PSR B1620-26 b’nin yörüngesinde dolandığı
pulsarın aslında bir beyaz cüce ile çift bileşenli bir sistem oluşturduğunu keşfettiler.
Dünya’ dan 1.170 ışık yılı uzaklıkta, Jüpiter’ in 2,5 katı büyüklüğündeki bu kayalık
gezegen aslında yıldız kümesinde de bulunan ilk gezegendir.

Bu keşiflerin içerisinde en heyecan verici ise, 1995 yılında keşfedilen 51 Pegasi
b adlı ötegezegen olmuştur. Çünkü bu gezegen bir anakol yıldızı etrafında bulunan
ilk gezegendir. Anakol yıldızını, Güneşimizin büyüklüğündeki, parlaklığındaki ve
sıcaklığındaki yıldızların oluşturduğu grup olarak basit bir şekilde tanımlayabiliriz.
51 Pegasi b Jüpiter’in yarı boyutunda, 50 ışık yılı uzaklıkta “sıcak Jüpiter” olarak
kayıtlara geçmiştir. Bu keşifle birlikte artık herkes Güneş gibi yıldızların etrafında
da başka gezegenlerin olduğu fikrine iyiden iyiye alışmıştı, ama bulunan gezegenlerin
hiçbirisi Dünya benzeri olma özelliğini taşımıyordu.

[[

Jupiter’in yarısı büyüklüğündeki bu gezegen yıldızı etrafında yaklaşık dört günde
dolanmaktadır. 51 Peg bize yepyeni bir keşif alanı sağlamıştır. Görsel: NASA/JPL-
Caltech

2001 yılında gelen bir keşif ile bilim dünyası çalkalandı. Çünkü keşfedilen HD 28185
b, “yaşanabilir bölge” içerisinde bulunmaktaydı. “Yaşanabilir bölge” ile kastedilen
ve bilim insanlarını bu kadar heyecanlandıran şeyse; Jüpiter’den yaklaşık 6 kat 
daha büyük olmasına rağmen yıldızına olan uzaklığı neredeyse Dünya’nın Güneş’e olan
uzaklığı ile aynı olmasıydı. Bu gezegende belki de hayat olabilirdi.

22 Şubat 2017’de NASA genel merkezinde uluslararası bir araştırma ekibi şok edici
hatta nefesimizi tutmamıza sebep olan bir açıklama yaptı. Yakınlardaki küçük bir
yıldızın etrafında 7 gezegenli bir sistemden bahsettiler. [TRAPPIST-1](https://www.uzaydanhaberler.com/2017/02/23/trappist-1-bugune-kadar-bulunan-en-inanilmaz-yildiz-sistemi/),
Dünya’ya yaklaşık 40 ışık yılı uzaklıkta bulunan sistemin üç üyesi kesin olarak 
yaşanabilir bölgede bulunmaktadır. Bu gezegenlerin gözlemleri sadece yer tabanlı
teleskoplar ile değil uzay teleskoplarıyla da yapıldı. Bu sayede gezegenlerin kütlelerini,
çaplarını biliyoruz. Ayrıca yıldızları tarafından yayılan enerjinin ne kadarının
bu gezegenlerin yüzeyine çarptığını biliyoruz. Böylece bilim insanlarının gezegenlerin
sıcaklıklarını tahmin etmelerine izin veriyor. Şu an bu 7 gezegenin gökyüzünün rengini,
atmosferini, buzullarının veya okyanuslarının olup olmadığını bilmiyor olsak da 
kendi sistemimizden başka en çok bilgi sahibi olduğumuz sistem haline geldiği kesin.
Belkide içlerinden birisi yaşam bile barındırıyor olabilir.

[[

Sanatçı çizimi ile Dünya benzeri ötegezegen GJ 1132b.
Görsel: MPIA

Gelişen teknoloji ile ötegezegenlere yenileri ekleneceği kesin. Bu yazının hazırlandığı
an itibariyle bilinen 3819 tane keşfedilmiş ötegezegen var, güncel sayılara [Exoplanet](http://exoplanet.eu)
sayfasından ulaşabilirsiniz. Ötegezegenler için kötü haber şu; henüz onlara ulaşmamızın
veya ayak basmamızın bir yolu yok. Ama iyi haber ise; onlara bakabilir, sıcaklıklarını
hissedebilir hatta atmosferlerini tadabiliriz. Tabi ki sayısal olarak. Belkide bir
gün uzak yıldızların etrafındaki dünyalardan yakalanan ışığın piksellerine saklanmış
yaşamları tespit edebiliriz.

Gökyüzündeki binlerce ışık benekleri ve etraflarındaki sayısız gezegenler. Keşfedilecek
onlarca şeyi düşününce adımlarımız bir bebeğin emeklemesi gibi görünebilir ama unutmamalıyız
ki o bebek büyüyor ve macera yeni başlıyor.
