# Astronomlar Çoğu Yıldızdan Daha Sıcak Bir Gezegen Keşfetti

- Bağlantı: https://www.uzaydanhaberler.com/2017/06/12/astronomlar-cogu-yildizdan-daha-sicak-bir-gezegen-kesfetti/
- Yayımlanma: 2017-06-12T23:06:41+03:00
- Yazar: Alper Gökce

Yeni keşfedilen Jüpiter benzeri bir dünya o kadar sıcak ki kendi yıldızı tarafından
buharlaştırılıyor. Gündüz tarafındaki 4,600 Kelvin’den fazla sıcaklığıyla KELT-9b
çoğu yıldızdan daha sıcak bir gezegen. Ama KELT-9 adlı mavi A türü yıldızı daha 
da sıcak, aslında muhtemelen gezegeni buharlaştırarak ortadan kaldırıyor.

Konuyla ilgili çalışmayı yürüten Ohio Eyalet Üniversitesi astronomi profesörü Scott
Gaudi “bu, şu ana kadar keşfedilen en sıcak gaz devi gezegen” diyor. Kendisi NASA
JPL’de araştırma iznindeyken konu üzerinde çalıştı. Bu sıra dışı gezegen [Nature](https://www.nature.com/nature/journal/vaop/ncurrent/full/nature22392.html)
dergisinde ve Amerikan Astronomi Cemiyeti yaz toplantısında anlatıldı.

KELT-9b Jüpiter’den 2.8 kat daha ağır ama yalnızca yarısı kadar yoğun. Bilim insanları
gezegenin yarıçapının daha küçük olmasını bekliyorlardı ama yıldızın ekstrem radyasyonu
gezegenin atmosferinin bir balon gibi şişmesine sebep oldu.

Gezegen yıldızıyla dönme dolanma kilitlenmesinde olduğu için (Ay’ın Dünya’ya kilitli
olması gibi) gezegenin bir yüzü her zaman yıldıza bakıyor ve diğer yüzü daimi karanlığa
mahkum. Su, karbondioksit ve metan gibi moleküller gündüz tarafında oluşamıyor çünkü
çok fazla morötesi radyasyon bombardımanına maruz kalıyor. Gece tarafının özellikleri
henüz bir gizem, burada moleküller oluşabilir ama muhtemelen yalnızca kısa süre 
için.

Gaudi “Tipik kütle tanımlarının tamamı gereği bu bir gezegen, ama gündüz tarafının
sıcaklığı nedeniyle atmosferi hemen hemen kesin şekilde şu ana kadar gördüğümüz 
gezegenlerin hiçbirisine benzemiyor” diyor.

KELT-9 yıldızı, yıldız zamanına göre oldukça genç, yalnızca 300 milyon yıl yaşında.
Güneşimizden iki kattan daha fazla büyük ve neredeyse iki kat daha sıcak. Gezegenin
atmosferinin sürekli yüksek seviyelerde morötesi radyasyonla kavrulduğu düşünülürse
geride bir kuyruklu yıldız gibi buharlaşmış gezegen maddelerinden bir kuyruk bile
bırakıyor olabilir.

Çalışmayı Gaudi ile birlikte yöneten Vanderbilt Üniversitesi fizik ve astronomi 
profesörü Keivan Stassun’a göre “KELT-9 o kadar çok morötesi radyasyon yayınlıyor
ki gezegeni tamamen buharlaştırabilir.”

Ama bu senaryo, yıldızın bundan daha önce gezegeni yutacak kadar büyümeyeceğini 
varsayıyor.

Stassun “KELT-9 önümüzdeki birkaç yüz milyon yılda şişerek bir kızıl dev yıldız 
haline gelecek” diyor.

![](https://www.uzaydanhaberler.com/wp-content/uploads/2017/06/PIA21472.gif)

Yıldızı KELT-9’un etrafında dönen gezegen KELT-9b. Bu, şu ana kadar keşfedilmiş 
en sıcak gaz devi gezegen.

Gezegen aynı zamanda yıldızın dönme eksenine dik olan yörüngesiyle de olağan dışı.
Bu kendi Güneş Sistemimizin düzlemine dik dönen bir gezegenle karşılaştırılabilir.
Bu gezegendeki bir “yıl” iki günden daha kısa sürüyor.

KELT-9b’nin yaşanılabilir olmakla uzaktan yakından alakası bulunmuyor ama Gaudi’ye
göre ekstrem şekilde yaşanamaz olan dünyaları araştırmanın iyi bir sebebi var.

“MEarth işbirliğiyle gerçekleşen, Proxima Centauri’nin etrafındaki gezegen ve TRAPPIST-
1’de keşfedilen şaşırtıcı sistem gibi keşiflerle de görüldüğü gibi astronomi camiası
açıkça Güneşimize benzer küçük, soğuk yıldızların etrafındaki Dünya benzeri gezegenleri
keşfetmeye odaklanmış durumda. Bunlar kolay hedefler ve çok düşük kütleli yıldızların
etrafındaki potansiyel olarak yaşanabilir gezegenlerle ilgili öğrenilebilecek çok
fazla şey var. Diğer taraftan, KELT-9b’nin yıldızı Güneş’ten daha büyük ve daha 
sıcak olduğu için bu çabaları bütünlüyor ve sıcak, dev yıldızların etrafındaki gezegen
sistemlerinin nasıl oluştuğunu anlamaya dair bir çeşit mihenk taşı görevi görüyor.”

KELT-9b gezegeni KELT (Kilodegree Extremely Little Telescope) adı verilen iki teleskoptan
birisi ile bulundu. 2016 Mayıs’ın sonları ve Haziran’ın başında, Arizona’daki Winer
Gözlemevi’nde bulunan [KELT-Kuzey](http://www.astronomy.ohio-state.edu/keltnorth/Telescope.html)
teleskobunu kullanan astronomlar yıldızın parlaklığında, önünden bir gezegen geçmiş
olabileceğine işaret eden küçük, yüzde birin yalnızca yarısı kadar bir düşüş fark
ettiler. Parlaklık her 1.5 günde bir düştü. Bu da gezegenin, yıldız etrafında her
1.5 günde bir “yıllık” dönüşünü tamamladığı anlamına geliyor.

Devamındaki gözlemler sinyalin bir gezegenden kaynaklandığını doğruladı ve bunun
astronomların “sıcak Jüpiter” olarak adlandırdığı ve KELT teleskoplarının bulmak
üzere tasarlandığı türde bir gezegen olduğunu ortaya çıkardı.

Ohio Eyalet Üniversitesi, Lehigh Üniversitesi, Pennsylvania Üniversitesi ve Vanderbilt
Üniversitesi’nden astronomlar, ötegezegenleri bulmakta kullanılan mevcut teknolojilerdeki
büyük bir boşluğu doldurmak için (bir tane kuzey ve bir tane güney yarım kürede 
bulunan) iki KELT’i ortaklaşa işletiyorlar. Diğer teleskoplar gökyüzünün çok daha
küçük bölümlerinde ve çok daha yüksek çözünürlükte, çok sönük yıldızlara bakmak 
üzere tasarlandılar. Buna karşılık KELTler, gökyüzünün geniş parçalarında ve düşük
çözünürlükte, tek seferde milyonlarca çok parlak yıldıza bakıyorlar.

KELT teleskoplarını üreten Lehigh Üniversitesi’nden astronom doçent Joshua Pepper“
Bu keşif, küçük teleskopların keşif gücünün ve sivil bilim insanlarının en ileri
bilimsel araştırmalara doğrudan katkı sunma kabiliyetlerinin bir ifadesi” diyor.

Astronomlar KELT-9b’ye, NASA’nın Spitzer ve Hubble uzay teleskopları, en nihayetinde
de 2018’de fırlatılması planlanan James Webb Uzay Teleskobu dahil diğer teleskoplarla
da yakından bakmayı umut ediyorlar. Hubble yapılacak gözlemler, astronomların gezegenin
gerçekten kuyruklu yıldız benzeri bir kuyruğu olup olmadığını görmelerine  ve gezegenin
şu anda maruz kaldığı korkunç koşullara ne kadar daha dayanabileceğini belirlemelerine
imkan sağlayacak.

Çalışmanın yazarlarından Knicole Colon “gezegenin yıldız benzeri sıcaklığı sayesinde,
geçiş ve tutulma sırasında, morötesinden kızılötesine tüm dalga boylarında gözlemek
için çok özel bir hedef” diyor. “Bu gibi gözlemler, Güneş Sistemimiz dışındaki bir
gezegen için ne kadar mümkünse, atmosferinin tam bir görüntüsünü elde etmemize imkan
verecek.”
