# NASA’nın MAVEN Görevi Mars’taki Su Kaçışının İniş ve Çıkışlarını Gözlüyor

- Bağlantı: https://www.uzaydanhaberler.com/2016/11/08/nasanin-maven-gorevi-marstaki-su-kacisinin-inis-ve-cikislarini-gozluyor/
- Yayımlanma: 2016-11-08T23:32:20+03:00
- Yazar: Alper Gökce

Tüm bir Mars yılı boyunca Kızıl Gezegen’in üst atmosferini inceledikten sonra, NASA’nın
MAVEN görevi kaçan suyun her zaman nazik bir şekilde uzaya doğru gitmediğini belirledi.

Hidrojen kaçışının iniş ve çıkışlarını, dolayısıyla su kaybını açığa çıkaran uzay
aracı Mars Atmosferi ve Uçucu Evrimi’nin (MAVEN) üzerindeki bir enstrüman takımıyla
sofistike ölçümler yapıldı. Mars Güneş’e en yakın konumundayken kaçış hızı zirve
yaptı ve gezegen en uzak konuma yaklaştıkça düşüşe geçti. Maksimumdaki 10 kat fazla
hidrojen kaçışıyla, kayıp hızı genel olarak dramatik bir şekilde değişim gösterdi.

Berkeley’de bulunan California Üniversitesi’nden MAVEN ekibi üyesi ve uzay aracının
enstrümanlarından ikisinin verilerini analiz eden Ali Rahmati, “MAVEN bize Mars’ın
üst atmosferinden hidrojen kaçışıyla ilgili eşsiz detaylar sağlıyor ve bu da milyarlarca
yıl boyunca kaybedilen toplam su miktarını belirlememize yardımcı olması açısından
hayati öneme sahip” diyor.

Mars’ın üst atmosferindeki hidrojen, alt atmosferdeki su buharından geliyor. Atmosferik
bir su molekülü güneş ışığı tarafından parçalanabilir ve iki hidrojen atomu bağlı
oldukları oksijen atomundan serbest kalabilir. Daha sonra, Mars’ın üst atmosferinde
işlemekte olan çok sayıda süreç hidrojenin kaçmasını sağlayabilir.

[⌊Bu görsel, NASA’nın MAVEN görevindeki Görüntüleme Morötesi Spektrografı tarafından
görüldüğü şekliyle, Mars’ın üst atmosferinde atomik hidrojenin güneş ışığını saçmasını
gösteriyor. Uzay aracı Mars etrafındaki yörüngesine girdikten hemen sonraki dört
gün boyunca yapılan 400,000 gözlem bu görseli oluşturmak için kullanıldı. Hidrojen,
bir zamanlar Mars yüzeyinde bolca bulunan suyun bozulmasıyla üretiliyor. Hidrojen
düşük atom kütlesine sahip olduğu ve kütle çekim tarafından düşük miktarda etkilendiğinden,
gezegenden (koyu çember) çok uzaklara kadar yayılıyor ve kolayca kaçabiliyor. (Görsel:
NASA/Goddard/University of Colorado)⌉⌊Bu görsel, NASA’nın MAVEN görevindeki Görüntüleme
Morötesi Spektrografı tarafından görüldüğü şekliyle, Mars’ın üst atmosferinde atomik
hidrojenin güneş ışığını saçmasını gösteriyor. Uzay aracı Mars etrafındaki yörüngesine
girdikten hemen sonraki dört gün boyunca yapılan 400,000 gözlem bu görseli oluşturmak
için kullanıldı. Hidrojen, bir zamanlar Mars yüzeyinde bolca bulunan suyun bozulmasıyla
üretiliyor. Hidrojen düşük atom kütlesine sahip olduğu ve kütle çekim tarafından
düşük miktarda etkilendiğinden, gezegenden (koyu çember) çok uzaklara kadar yayılıyor
ve kolayca kaçabiliyor. (Görsel: NASA/Goddard/University of Colorado)⌉[

Bu görsel, NASA’nın MAVEN görevindeki Görüntüleme Morötesi Spektrografı tarafından
görüldüğü şekliyle, Mars’ın üst atmosferinde atomik hidrojenin güneş ışığını saçmasını
gösteriyor. Uzay aracı Mars etrafındaki yörüngesine girdikten hemen sonraki dört
gün boyunca yapılan 400,000 gözlem bu görseli oluşturmak için kullanıldı. Hidrojen,
bir zamanlar Mars yüzeyinde bolca bulunan suyun bozulmasıyla üretiliyor. Hidrojen
düşük atom kütlesine sahip olduğu ve kütle çekim tarafından düşük miktarda etkilendiğinden,
gezegenden (koyu çember) çok uzaklara kadar yayılıyor ve kolayca kaçabiliyor. (Görsel:
NASA/Goddard/University of Colorado)

Uzun süre boyunca bu kaybın aynı bir lastikteki yavaş sızıntı gibi aşağı yukarı 
kararlı olduğu varsayıldı. Ancak NASA’nın Hubble Uzay Teleskobu ve ESA’nın Mars 
Express aracıyla yapılan gözlemler beklenmeyen değişimler buldu. Şu ana kadar bu
ölçümlerden yalnızca birkaç tane yapıldı ve çoğu esasen aylarca ya da yıllarca arayla
çekilmiş anlık fotoğraflardı. MAVEN, neredeyse iki Yer yılı boyunca süren Mars yılı
boyunca kesintisiz şekilde hidrojen kaçışını izliyordu.

Colorado Üniversitesi’nden bir bilim insanı ve Görüntüleme Morötesi Spektrografı(
IUVS) ekibinin üyesi Michael Chaffin, “Artık bu kadar büyük değişimlerin meydana
geldiğini biliyoruz ve Mars’tan hidrojen kaçışının yavaş ve durağan bir sızıntı 
değil, daha çok mevsimlerle birlikte yükselen ve düşen ve belki de kuvvetli fışkırmalarla
vurgulanan aralıklı bir akıntı olduğunu düşünüyoruz” diyor.

Hidrojen kaybına dair şu ana kadarki en detaylı gözlemlerde, MAVEN’in cihazlarından
dördü kaçış hızında 10 kat değişim tespit etti. Üst atmosferdeki hidrojen yoğunluğundaki
değişimler, Güneş Rüzgarı İyon Analizörü ve Supratermal ve Termal İyon Kompozisyonu
enstrümanı tarafından ölçülen hidrojen iyonları akışıyla anlaşıldı. IUVS üst atmosferde
hidrojen tarafından saçılan güneş ışığı miktarında bir düşüş gözlemledi. MAVEN’in
manyetometresi, hidrojen iyonları uyarılan elektromanyetik dalgaların oluşumunda,
hidrojen varlığının azalmasına işaret eden bir düşüş buldu.

MAVEN ekibi, hidrojen kaçışını farklı yollardan inceleyerek, hidrojen kaçışını hangi
etkenin meydana getirdiğini anlayabilecek. Bilim insanları halihazırda, Mars’ın 
eliptik yörüngesinin Mars’a ulaşan güneş ışığı yoğunluğunun Mars yılı boyunca yüzde
40 kadar değişmesine sebep olduğunu biliyorlar.

Aynı zamanda alt atmosferde ne kadar su buharı bulunacağını ve aynı şekilde suyun
ne kadarının üst atmosfere ulaşacağını belirleyen mevsimsel bir etki de söz konusu.
Güneş’in 11 yıllık döngüsü de başka bir muhtemel etken.

IUVS ekibinden Boston Üniversitesi bilim insanı John Clarke, “Ayrıca, Mars Güneş’e
en yakın olduğunda, atmosfer çalkantılı bir hale geliyor ve küresel kum fırtınaları
ve başka hareketlere sebep oluyor. Bu durum alt atmosferdeki suyun çok yüksek irtifalara
çıkmasına izin verebilir ve kesintili bir hidrojen kaçağı kaynağı sağlayabilir” 
diyor.

Bilim insanları ikinci bir Mars yılı boyunca ve Güneş döngüsünün farklı aşamalarında
gözlemler yaparak bu etkenleri daha iyi seçebilecek. MAVEN en azından Eylül 2018’
e kadar devam edecek uzatmalı görevinde bu gözlemlere devam ediyor.

Rahmati’ye göre; “MAVEN’in bulguları Mars atmosferinde şu anda ne olduğunu ortaya
çıkaracak ama bu tip bir kaybın, daha ıslak bir doğadan bugün gördüğümüz kuru gezegene
zaman içinde gerçekleşen küresel değişimde önemli katkısı oldu.”
