Ay’a Düşünülenden Fazla Meteorit Çarpıyor

301

NASA’nın Ay Keşif Sondası (LRO) uzay aracının yeni gözlemlerine göre Ay, modellerin öngördüğünden daha ağır bir küçük meteorit bombardımanına maruz kalıyor. Sonuçlar gösteriyor ki: az sayıda çarpışma kraterine sahip olduğu için genç olduğu düşünülen yüzey şekilleri tahmin edilenden daha da genç olabilir.

Yeni çarpışmanın uzak görüntüsünü simüle ettikten sonra kamera, 12 metrelik yeni kraterin LRO’nun dar açı kamerasıyla çekilen gerçek öncesi ve sonrası görsellerini göstermek üzere yüzeye yakınlaşıyor. (Video: NASA/GSFC/Ernie Wright)

Bulgular aynı zamanda, bir Ay üssü gibi, Ay’da uzun süre kalmak üzere konulmuş ekipmanların daha sağlam yapılmasının gerekebileceğini gösteriyor. Bir meteoridin doğrudan çarpması yine düşük bir ihtimal olsa da, yakında gerçekleşen çarpışmalardan fırlayan daha yoğun bir ikincil moloz yağmuru yüzeydeki değerli ekipman için risk teşkil edebilir.

Arizona State Üniversitesi’nden Emerson Speyerer’e göre; “LRO’nun fırlatılmasından önce, meteorit çarpışmalarından ortaya çıkan regolitin (toprak) yayılmasının yüzeyi 2 cm derinlikte gömmesinin genelde milyonlarca yıl sürdüğü düşünülüyordu.” “Ay Keşif Sondası Kamerası’yla (LROC) elde edilen yeni görüntüler, küçük yüzey değişiklikleri, yüzeyi önceden düşünülenden çok daha hızlı dönüştürüyor.” Speyerer, bu araştırmayla ilgili 13 Ekim’de Nature’da yayınlanan makalenin başyazarı.

Diğer yazarlardan Mark Robinson, “yeni belirlenen yayılma hızı, Apollo astronotlarının ayak izlerinin yüzeyden milyonlarca yılda değil, on binlerce yılda silineceğini gösteriyor” diyor.

Ay'da atılan ilk adımlardan biri. Apollo 11 görevinden Buzz Aldrin'in ayak izinin fotoğrafı. Neil Armstrong ve Buzz Aldrin Ay'da 20 Temmuz 1969'da yürüdüler. (Görsel: NASA)
Ay’da atılan ilk adımlardan biri. Apollo 11 görevinden Buzz Aldrin’in ayak izinin fotoğrafı. Neil Armstrong ve Buzz Aldrin Ay’da 20 Temmuz 1969’da yürüdüler. (Görsel: NASA)

LRO Ay yörüngesine 2009’da girdi ve aynı bölgelerde farklı zamanlarda çekilmiş çok sayıda görüntüsü dahil kapsamlı bir dizi yüksek çözünürlüklü görüntü elde etti. LROC Dar Açı Kamera’yla (NAC) elde edilen bu öncesi ve sonrası görsellerini (zaman çifti) kullanan ekip, LRO görevi sırasında meydana gelen ve çapları 3 metreden 43 metreye kadar değişen 200’den fazla çarpışma krateri belirledi.

25 Ekim 2012’yle 21 Nisan 2013 arasında meydana gelen (Enlem: 36.536°K; Boylam: 12.379°D) 12 metre çaplı yeni çarpışma kraterini gösteren ve LROC Dar Açı Kamerası’nın iki görselinden oluşturulmuş zamana bağlı hız görseli. Görseldeki alanın genişliği 1300 metre. Yeni krater ve devam eden püskürüğü, merkezdeki küçük parlak bölge olarak görülüyor. Koyu bölgeler ise, kraterden fırlayıp önceden düşünülenden çok daha uzağa yayılan maddeler. (Görsel: NASA/GSFC/Arizona State University
25 Ekim 2012’yle 21 Nisan 2013 arasında meydana gelen (Enlem: 36.536°K; Boylam: 12.379°D) 12 metre çaplı yeni çarpışma kraterini gösteren ve LROC Dar Açı Kamerası’nın iki görselinden oluşturulmuş zamana bağlı hız görseli. Görseldeki alanın genişliği 1300 metre. Yeni krater ve devam eden püskürüğü, merkezdeki küçük parlak bölge olarak görülüyor. Koyu bölgeler ise, kraterden fırlayıp önceden düşünülenden çok daha uzağa yayılan maddeler. (Görsel: NASA/GSFC/Arizona State University

Çarpışma kraterleri zamanla çoğaldığı için, çok fazla kratere sahip bir yüzey, daha az sayıda kratere sahip bir bölgeye göre daha yaşlıdır. Her yıl oluşan kraterlerin sayısını bilmek, en genç bölgelerin kesin yaşlarını tahmin etmek için önemli. Sayıyı, büyüklük dağılımını ve her bir NAC zaman çifti arasındaki süreleri analiz eden ekip, Ay’daki güncel krater oluşum hızını tahmin etti. Araştırma sırasında, eski krater oluşum modellerinden yüzde 30 daha fazla yeni krater belirlediler.

Yeni çarpışma kraterlerini keşfetmenin yanı sıra ekip, benekler olarak adlandırdıkları 47,000 adet küçük yüzey değişikliği gözlemledi. Speyerer’e göre bunlar büyük olasılıkla küçük çarpışmalardan kaynaklanıyor. Yeni çarpışma bölgelerinin etrafında bu beneklerden çok fazla bulunması, bu yoğun beneklerin birincil çarpışmadan fırlayan maddeler tarafından meydana getirilen ikincil yüzey değişiklikleri olabileceğini düşündürüyor.

Ekip bunların zamanla çoğalmalarını tahmin etti ve boyutlarını hesaplayarak her bir beneğin yüzeyi ne kadar derin kazdığını ve buna bağlı olarak regolitin üst birkaç santimetresinin etkin olarak yayılmasının ne kadar süreceğini belirledi. Ekip, yüzeyinin yüzde 99’unun yaklaşık 81,000 yıl sonra benek oluşumu tarafından örtüleceğini buldu. Bu hız, yalnızca mikrometeorit çarpışmalarıyla oluşan örtülmeyi hesaba katan ve ikincil çarpışmaların etkilerin göz ardı eden önceki modellere göre 100 kat daha fazla.

Speyerer’e göre artan bu yayılma hızı, gelecekteki Ay üslerinin tasarımcıları için önemli bir bilgi olacak. “Yüzeydeki malzemelerin saniyede 500 metre hızla hareket eden küçük parçacıkların çarpmalarına dayanabilecek şekilde tasarlanmaları gerekecek.”

Ekip aynı zamanda yeni çarpışma kraterlerinin, kraterin oluşumu sırasında fırlayan maddelerle ilişkili kompleks yansıma örüntüleri tarafından çevrildiğini belirledi. Büyük çarpışma kraterlerinin -çapı 10 metreden büyük olanlar- pek çoğu dört adet parlak veya karanlık yansıma bölgesi gösteriyor.

 

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.