# Kütle Çekimsel Dalgaları Arayışta, Zamanı Kozmik Saatler Tutuyor

- Bağlantı: https://www.uzaydanhaberler.com/2016/08/10/kutle-cekimsel-dalgalari-arayista-zamani-kozmik-saatler-tutuyor/
- Yayımlanma: 2016-08-10T11:18:01+03:00
- Yazar: derya öztürk

[⌊Arecibo Gözlemevi (Porto Riko'da bulunan bir radyo teleskop.), atarcaları kullanarak
kütle çekimsel dalgaları arıyor.⌉⌊Arecibo Gözlemevi (Porto Riko'da bulunan bir radyo
teleskop.), atarcaları kullanarak kütle çekimsel dalgaları arıyor.⌉[

Arecibo Gözlemevi (Porto Riko’da bulunan bir radyo teleskop.), atarcaları kullanarak
kütle çekimsel dalgaları arıyor.

Bilim kurgu hikayelerinde, garip davranmaya başlayan saatler hakkında yinelenen 
bir çizgi var: X-Files (Gizli Dosyalar)’da uzaylıların ziyaretleri süresince, dijital
saatler zamanı saptırıyor ve kol saatleri kayıp zamanı gösteriyordu. Doctor Who (
Doktor Kim)’da ve The Magicians (Sihirbazlar)’da garip davranan bir saat; tehtitkar,
davetsiz bir misafirin gelişini işaret ediyordu. Peki tüm bu bilim kurgu senaryoları
bizlere saatleri işaret ederken, gözlerimizi ve teleskoplarımızı nereye doğru çevirmeliyiz
dersiniz?

---

> Araştırmacıların bir kısmı on yıldır veri topluyor ve iyimser tahminler diyor 
> ki, aradıklarını bulmaları 3 ila 5 yıl daha sürebilir.

---

Gerçek dünyaya dönecek olursak; dikkatlerimizi duvar saatleri yerine, gökyüzünde
asılı duran saatlerde toplamalıyız. Yani evrenin kozmik saatleri olan **pulsarlarda**_****(
atarcalar)_… Gökyüzünün bu değişmez ritim tutarlarındaki bir duraksama, evrenin 
kumaşı olan uzay-zaman dokusunda bir dalgalanmanın geçişi anlamına gelebilir.

Dünya’nın çeşitli yerlerine dağılmış bir grup bilimadamı, kütle çekimsel dalgalar
olarak da bilinen, gerçeklik dokusundaki dalgalanmayı saptayabilmek için bir avuç
pulsarı dikkatli bir şekilde takip ediyor. Bu pulsar deneyi inanılmaz derecede sabır
gerektiriyor. Araştırmacıların bir kısmı on yıldır veri topluyor ve iyimser tahminler
diyor ki, aradıklarını bulmaları 3 ila 5 yıl daha sürebilir.

[⌊Görsel, bir atarcanın ışığının varma zamanında ki kesintiyi anlatıyor. Dalga üzerinde
ki yüksek ve düşük basınç bölgeleri (mavi ve kırmızı ile gösterilmiştir) atarca 
ve Dünya arasında ki uzayı değiştiriyor.⌉⌊Görsel, bir atarcanın ışığının varma zamanında
ki kesintiyi anlatıyor. Dalga üzerinde ki yüksek ve düşük basınç bölgeleri (mavi
ve kırmızı ile gösterilmiştir) atarca ve Dünya arasında ki uzayı değiştiriyor.⌉[

Görsel, bir atarcanın ışığının varma zamanında ki kesintiyi anlatıyor. Dalga üzerinde
ki yüksek ve düşük basınç bölgeleri (mavi ve kırmızı ile gösterilmiştir) atarca 
ve Dünya arasında ki uzayı değiştiriyor.

_**Gökyüzünde ki Deniz Fenerleri, Pulsarlar…**_

Pulsarlar; nötron yıldızları olarak adlandırılan cisimlerin bir alt gruplarıdır.
Bir yıldız öldükten sonra arta kalan muazzam yoğunluktaki küçük maddelerdir. Burada
yıldızın ölümünden kastedilen durum; evrenin element ve enerji üretim fabrikaları
olan bu ateş kürelerinin ulaşabileceği son evredir. Peki her yıldız bir nötron yıldızı
haline dönüşebilir mi? Örneğin Güneş?

---

> Madde içeride o kadar yoğunlaşmıştır ki, atomların içinde bulunan boşluklar dahi
> kaybolur

---

Bu sorunun yanıtı hayır olacaktır. Bir yıldızın nötron yıldızına dönüşebilmesi için,
en az Güneş’in 10 katı kadar kütleye sahip olması gerekir (10 – 29 Güneş kütlesi).
Bu dev kütle yaşamı boyunca element ve enerji ürettikten sonra, artık element üretebileceği
enerjisi kalmadığında (burada büyük fiziksel ve kimyasal süreçler söz konusu aslında)
kendi kütle çekim kuvvetine yenik düşer ve tüm madde merkezde bulunan çekirdeğe 
doğru çökmeye başlar. Yıldızın dev kütlesi yaklaşık olarak 11-12 km’lik bir yarıçapa
gelinceye dek sıkışır. İşte bu noktadan sonra yıldızımız yeni adını almaya hak kazanır.
Madde içeride o kadar yoğunlaşmıştır ki, atomların içinde bulunan boşluklar dahi
kaybolur ve böylece proton ve elektronlar bir araya gelerek sadece  nötrondan oluşan
bir kalıntıyı açığa çıkarır.

[⌊Bir pulsar yıldızının tasviri⌉⌊Bir pulsar yıldızının tasviri⌉[

Bir pulsar yıldızının tasviri

Nötron yıldızları çok güçlü manyetik alanlara sahiplerdir. Bu durum pulsarlarda 
daha da fazladır (Pulsarların bir alt grubu olan ve çok daha şiddetli manyetik alana
sahip cisimlere **_Magnetar _**adı verilir). Cisimlere _Pulsar_ adını veren, manyetik
kutuplarından uzayın derinliklerine uzanan ikili ışık hüzmeleridir. Güçlü dinamik
kuvvetler nedeniyle saniyede yüzlerce kez dönebilirler, hem de durmaksızın. Bu dönme
nedeniyle manyetik kutuplardan çıkan ışınlar, dedektörlerimizce, adeta bir deniz
feneri ışığı gibi ritmik bir yanıp sönme olarak kaydedilir.

[⌊tumblr_lmx795aGYA1qhsbkfo1_500⌉⌊tumblr_lmx795aGYA1qhsbkfo1_500⌉[

Bir pulsar animasyonu

Bu ışık hüzmelerinin geçmişte Dünya’yı tekrar ve tekrar sallaması nedeniyle, astronomlar
teleskoplarını bir pulsar olduğunu bilmeden, o bölgeye çevirdiler ve bu ritmik, 
hiç şaşmayan deniz feneri sinyali karşısında en başta düşünülebilecek en mantıklı
şeyi düşündüler. _Küçük yeşil adamları_…

---

> Bazı pulsarlar oldukça kesin bir şekilde, insanlık tarafından üretilen en doğru
> saate rakip durumda.

---

Evet; bir düşünün en hızlı atarca saniyede yüzlerce kez dönüyor. Bu oldukça hızlı!(
Akıllara durgunluk verecek bir hız ve enerji.) Bilim insanları bu sinyali ancak 
zeki yabancı bir yaşam formunun yayınlıyor olabileceğini düşündüler. Uzaylıları 
bulduğunu (daha doğrusu onların bizi bulduğunu) düşünen bilim camiası, bu cisimleri
keşfederek rahat bir nefes alıp yeni makaleler için kolları sıvadı. Ancak yıldıza
adını veren puls (atım) terimi de buradan kalma oldu.

Ancak bu harika cisimlerin doğalarını keşfettikçe, yıllardır hayretler içinde kalan
araştırmacılar, pulsarların bir kısmının, ikinci el bir kol saatinden çok daha doğru
aralıklandırılmış olduğunu keşfetti. Bazı pulsarlar oldukça kesin bir şekilde, insanlık
tarafından üretilen en doğru saate rakip durumda.

Birçok şeyin dağıldığı ve karıştığı bir evrende (ki orada bir dizi katı fizik yasasına
itaat ediliyor olsa bile), pulsar zamanının düzenliliği (pulsar ışığının düzenli
ardışıklığı) dikkat çekicidir.

Bu kesinliğe dayanarak; bir pulsara ait atımların Dünya’ya varış zamanındaki bir
değişim bize gösteriyor ki, pulsar ışığının bize doğru olan yolculuğu sırasında 
tuhaf bir şeyler oluyor. Belki de bir kütle çekimsel dalganın geçişiyle, Dünya ve
pulsar arasındaki uzayın, uzatılmış ya da sıkıştırılmış olduğu anlamını taşıyor.
Bugün, dünyanın her yerinden birçok bilim insanı, pulsar zaman dizileri için adeta
ava çıkıyor.

_**Tarihe Geçen Deney**_

[⌊LIGO Hanford, Washington tesisi⌉⌊LIGO Hanford, Washington tesisi⌉[

LIGO Hanford, Washington tesisi

Şubatta Lazer İnterferometre Kütle Çekimsel Dalga Gözlemevi ([LIGO](https://www.uzaydanhaberler.com/2016/02/13/kutlecekimsel-dalgalarin-sesi-kulaga-iste-boyle-geliyor/))
olarak bilinen laboratuvarın adıyla anılan, Amerika tabanlı bir deney, kütle çekimsel
dalgaların ilk kez doğrudan saptandığını duyurduğunda tarihe geçti. Haziran’da LIGO,
ikinci bir saptama daha duyurdu ve böylece göz açıp kapayıncaya kadar deney; kütle
çekimsel dalga astronomisi, varsayımdan gerçeğe dönüştü. LIGO sayesinde bilim insanları
şimdi , uzayın uç noktalarında bir yerlerde çarpışan karadelikler gibi, daha önce
görülmemiş kozmik olayları izlemek için kütle çekimsel dalgaları kullanıyor.

Fakat; LIGO sadece uzay-zaman dalgalanmaları için bir avcı dedektör değil. Tıpkı,
evrendeki ışığın farklı dalgaboylarını inceleyen, farklı teleskopların yaptığı gibi(
X-ışın, gama-ışın ve radyo dalgalar gibi)  LIGO ile de kütle çekimsel dalgaların
farklı frekanslarının bulunması amaçlanmıştır. Bu farklı frekansların, evrende bulunan
farklı cisimlere ve olaylara ışık tutacağı düşünülüyor.

Haberimizin ilk bölümünü burada sonlandırırken, gelecek kısımda, bu araştırmanın
nasıl ilerlediğine dair ışık tutmaya devam edeceğiz. Gelecek bölümde görüşmek üzere;

okuyun, Uzaydan Haberiniz olsun.
